Menu

İlim Hizmet Araştırma Merkezi

İlim Hakkında

İlim ve ilim âşıkları olan alimler İslam’ın tüm öğretilerinde kutsanmış ve layık oldukları payeye de bu vesileyle erişmişlerdir. Kur’an-ı Kerim’de hikaye edilen her peygamberin ilimle olan bağından bir katreye yer verilir: Hz. Adem (as)’ın, Allah tarafından öğretilen eşyanın isimlerini saymasıyla başlar. Cahillerden Allah’a sığınan onlarca nebi sıralanır. Bir aralık Hz. Musa’nın Tur dağındaki yakarışı çınlar kulaklarımızda; “Rabbim! Yüreğime genişlik ver ve (peygamberlik) işimi kolaylaştır.” diyerek inler ve iki büklüm olur. Sonra Hz. Yusuf ile ilim-rüya bağlantılarına dokunulur. Hz. Yakub’un dilinde insanların bilmediklerinin vahyi olarak kendisine bahşedildiğinin sırrı aralanır. Az ilerde Hz. Lokman’a bahşedilen hikmetten bahis olunur. Hikmetin başının Allah’a karşı takvadan nemalandığı hatırlatılır tüm müteyakkız dimağlara.. Enbiyanın hatemine Allah’a mütevekkil olup cahillerden de yüz çevirmesi ikaz olunur. Kısacası Kur’an ilimle başlar ilimle hitama erer.

Hz. Adem’den bu güne ilim aşıkları hep zahmet çekmişlerdir. Ancak ilmin verdiği eşsiz ve tarifi imkansız lezzeti de hep bu yürekli insanlar tatmışlardır. Kimi hadis-i şerifleri cem etmek için rihlelere göğüs gererken kimileri kılıçlar ve kırbaçlar altında da olsa hakkı haykırmışlardır.

Ve günümüz… Esasında değişen pek bir şey yoktur. Âlim ve ilim ehli yine sıkıntılar çekmektedir. Yine ilim uğruna nice yolculuklara çıkılmaktadır. Kimi vatan içinde gurbette iken kimi yurt dışına yaptığı ilmi yolculukları yaşar. Allah yine ilim ehline meleklerinin kanatlarını gölge ve korunak kılmaktadır. Bu bazen bir vakıfla bazen bir dernekle bazen de bir hayır sahibinin teşvikleriyle olmaktadır. Niyetlerdeki ihlasla ilim çiçekleri meyveye durduğunda semeresi tüm dünyayı rızıklandıracaktır. İlim azizdir; alime izzet verir.

Acizane, ilim ehline yol açabilmek için 1993 yılında fedakar arkadaşımız Cahit AKPINAR tarafından sadece kabası yapılmış Bıçakçı Alaaddin Camii yanındaki  binanın hazırlanması için geceli gündüzlü çalışıp zorlukları aşarak derneği kurup binayı tamamlamak ve faaliyete geçirmek nasip oldu. Görevim nedeniyle 1998 yılında hizmeti ehline teslim ederek İstanbul’dan ayrıldık. O günden bu güne birçok arkadaşımız bu binada rahle-i tedristen geçti. Ve yurdun birçok bölgesinde görev üstlendi. Bu yolculukta bir katkımız olduysa ne mutlu bize.

Bu güzel mekanda ilmin neşesini tadan tüm gönüldaşlara sevgilerimi saygılarımı sunuyorum.

 

NECDET ARMAN

                                                                                             YENİPAZAR İLÇE MÜFTÜSÜ