Menu

İlim Hizmet Araştırma Merkezi

İHAM’da geçen beş yıl

İHAM’da geçen beş yıl birkaç satırla anlatılır mı?

Benim olduğu gibi, birçok arkadaşımın da hayatında dönüm noktası İHAM

bizim devrede nam-ı diğer Bıçakçı-. Bir başlangıçtı benim için sonu olmayan.

İstanbul’un keşmekeşinden sığındığım bir liman; halen yaşadığım dostluklarım;

bazen hüznüm ve sevincim; İstanbul’a neden geldiğimin cevabıydı benim için.

Okyanusun ortasında yolunu kaybetmiş bir gemi için kıyıdaki deniz feneri neyse,

İstanbul’a ilk geldiğim zaman benim ‘Deniz Fenerim’ oldu İHAM.

Gonya gibi Anadolu’nun nadide bir ilinden ne işin vardı da buralara geldin

sorusuyla cedelleştiğim dönemlerde karşıma çıkıverdi;

dostum, kardeşim Fikret SOYAL’ın da vesile olmasıyla…

Ondan sonrası; dersler, koşturmalar tatlı bir telaş, tatlı bir yorgunluk.

Öğrenmenin, bilmenin vermiş olduğu dinginlik.

Ahmet Akın ÇIĞMAN Hocamın bir çınar gibi herkesi kuşatan ilmi ve  babacanlığı;

Mustafa KARATAŞ Hocam’ın ufuk açan  sohbetleri;

Zekeriya Hocam’ın telaşlı hali içerisinde engin bilgisi;

Necdet Hocamın sakinliği; Yaşar YİĞİT Hocamın fıkhı….

Hepsi ama hepsi beş yıla sığdı. Hep öyle kalacaksa keşke beş yıllar daha sürseydi…

‘Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ der ya Hz. Ali.

Bize harfler öğreten hocalarımıza,

ilk zamanlardan bu zamana kadar İHAM’ın oluşmasında maddi manevi emeği geçen gönül dostlarına

sonsuz teşekkürler ediyoruz ve haklarınızı helal ediniz. Rabbim bu emeği verenlere,

önlerine çıkan engelleri aşmak için güç kuvvet versin. Dualarda buluşmak dileğiyle….

ALİ OSMAN ACAR