Menu

İlim Hizmet Araştırma Merkezi

20. Yıl Anısına

Tohum nasıl suya muhtaç ise, toplumlar da ilme ve ilim insanına muhtaçtır. Dünyamızın bugün ilim sahibi ve güzel ahlaklı rol model insanlara çok ihtiyacı vardır. Dâr-ı Bekâ’nın işaret taşları olan islamî ilimleri, talim, tedris ve ilmiyle âmil olan rehberlere bugün, dün olduğundan daha fazla ihtiyaç bulunmaktadır. Ahlâkı ve yaşantısıyla topluma örnek olan ilim ve fikir insanları toplumu inşa ve dönüştürmede çok büyük söz sahibidirler. Ancak hakikî mânâda âlim ve gönül insanının yetişmesi kolay değildir. Bir insanın yetişmesi için onlarca yıla ihtiyaç vardır. Bu bağlamda “mahsul almak için bir yıl, ağaç yetiştirmek için on yıl, insan yetiştirmek için ise yüz yıl beklemek gerekir” diyen çin atasözü çok yerindedir.

Bir memleketi fethetmek mümkündür ancak kalemsiz idare etmek hiç mümkün değildir. İlim Allah’ın sıfatıdır. Bütün denizler mürekkep olsa ve yine bütün ağaçlar kalem olsa bir yedi misli daha katılsa yine de Allah’ın kelimeleri yazmakla bitmez. Kulların ilmi ise, Allah Teâlâ’nın ilminin yanında damla bile değildir. Bütün âlimler bu damla içerisinde yüzerler. Diğer taraftan ilahî menşeli olan bir bilgiyi okumak, anlamak, yaşamak ve onu insanlara doğru ve anlaşılır bir şekilde aktarmak her ilim sahibinin de başarabileceği bir husus değildir. İşte bu yüzden İHAM gibi kurumlar çok önemli bir görev îfâ etmektedir.

Bundan tam yirmi yıl önce ilim sevdalısı ilahiyat fakültesi öğrencilerin bendenizden talebi üzerine başladığımız İslamî ilimler halkası, Rabbimizin de inâyeti ile pek çok hayırlı işe ve berekete vesile oldu. Fatih Sofular’da erkek öğrencilerden oluşan ilim halkasından âdeta altın bir silsile oluştu. Kıymetli arkadaşlarımızın ve değerli hocalarımızın gayretleriyle İslamî ilimlerle mücehhez pek çok kardeşimiz yetişti. Maddî imkansızlıkların yanısıra, siyasî ve idarî zorluklarla karşılaştığımız dönemler oldu. Sobada yakacak kömür olmadığı kışlar yaşadık. Öğrencilerimizin sobası yanmazken kimi zaman benim de içim üşüyordu. Tanıdık bir kaç esnafın ve dernek üyelerinin yardımlarıyla kıt kanaat idare etmeye, dersleri yine de aksatmamaya çalışıyorduk. Tam hiç bir şeyimiz kalmadı derken can simidi gibi bir yardım eli uzanıp yaramıza merhem oluyordu.

Diğer taraftan 28 Şubat’ın etkisiyle yurtlar, dernekler ve bizim gibi ilim halkası olan kurumlar denetleniyor ve bir bir kapatılıyordu. Esasen bazı kurumlar daha denetlenmeden kendileri kapılarına kilit vurmuşlar, öğrencilerini dağıtmışlardı. Biz suç teşkil edecek bir şey yapmıyor sadace başarılı öğrenciler yetiştirmek için onlara burs vermeye ve ehil hocalardan kurslarla takviye etmeye çalışıyorduk. Zira o yıllarda sayıları ve kontenjanları mahdut olan İlahiyat Fakültelerinin müfredatları da kadük hale getirilmiş, belki ilim adamı yetişmemesi için dizayn edilmişti. Ne var ki, Allah Teâlâ’nın yardımıyla denetlemelere ragmen eğitime hiç ara vermedik. Kaldı ki, İHAM’ın felesefesinde eğitim aralıksız devam eden bir süreçtir.

“Li külli şey’in mâniun ve li ılmi mevâniu/Herşeyin bir engeli vardır, ilmin ise, pek çok engeli vardır” sözünden hareketle, ilmin önündeki engelleri kaldırmak adına talebeyi maddî ve maneviî olarak desteklemek ve aralıksız kurs yapmak gerekir. Zira ilim, kendini tamamen ilme verenlere ancak bir cüz’ünü verir. Bu yüzden kursiyerlerimize yaz kış demeden en az dört yıl boyunca öğrenim imkanı sunuyoruz. Ancak ilmi özleyecek ve dinlenecek kadar çok az tatille yetiniyoruz. Klasik İslamî ilimlerin hemen her birinde usul ve furûa dair en az bir eserin okutulmasını esas alan beş yıla yayılmış seminer ve kurs programlarımız uygulanmaktadır. Kurslarımızın başarısı kısa sürede görülmektedir. Alanında başarılı pek çok ilim insanı mezunlarımız yetişmiştir. Artık kendi hoca kadromuzu kendi yetiştirdiğimiz kursiyerlerden oluşturmaya başladığımızın müjdesini verebiliriz. Ayrıca her kursiyerimizin bir yurt dışı tecrübesi kazanması ve yabancı dilde pratik yapma imkanı bulması için yıllardır her grubu enaz bir yaz dönemi yurt dışı lisan kurslarına gönderiyoruz.

Başlangıcından günümüze kadar gelişerek ve büyüyerek devam eden İHAM, artık yeni hedeflere ve yeni çalışmalara imza atmalıdır. Bunun için fizikî şartlar artık yetersiz kalmaktadır. İki ayrı binaya daha ihtiyaç olduğu görülmektedir. Bu konuda önceden olduğu gibi yine hayır sahibi kardeşlerimizin desteklerine ihtiyaç bulunmaktadır. Kuruluşundan itibaren şahsımla birlikte İHAM’ın idaresine katkıda bulunan yönetimdeki tüm arkadaşlarıma ve üyelerimize, maddî yardımda bulunan hayır sahibi kardeşlerime, tüm hoca kadrosuna, kursiyerlerimize, çalışanlarımıza ve gönüllülerimize teşekkür eder, İHAM’ın ilim ve hayır yolunda nice yıllar hizmet etmesini Rabbimden dilerim.

Doç. Dr. Mustafa KARATAŞ

                                                                           İham Onursal Başkanı